~~EN SEVGİLİYE~~(SAV)~~




20/11/2007 - BOŞ DUVAR

BOŞ DUVAR

Bu yaziyi okumaniz sadece 30 saniyenizi alacak, ve sonunda hayata ve iliskilere bakis aciniz degisecek.!!!

BOŞ DUVAR

ileri derecede hasta iki adam

ayni hastane odasindaydilar.

Adamlardan birinin her ogleden sonra 1

<******> saatligine oturmasina izin veriliyordu,

cigerlerindeki suyun

suzulmesi icin. Bu hastanin yatagi

odadaki tek pencerenin tam

yanindaydi. Diger hasta ise hep sirtustu yatmak zorundaydi.

Bu iki hasta saatlerce

birbiriyle konusur, eslerini,

ailelerini, evlerini, islerini, askerlik anilarini, tatilde gittikleri yerleri anlatirlardi birbirlerine. <******>

Pencerenin yanindaki hasta,

her ogleden sonra oturmasina izin

verdikleri saati diger hastaya pencereden gorebildiklerini anlatarak geciriyordu.

diger hasta hep bir sonraki gunu iple cekmeye basladi, disaridaki renkli ve hareketli dunyayi dinlemek icin.

Pencere, icinde cok guzel bir gol olan

parka bakiyordu. Ordekler ve

<******> kugular golde yuzerken cocuklar model bot'larini suda yuzduruyorlardi.

Genc asiklar, gokkusaginin tum renklerindeki ciceklerin arasinda kol kola dolasiyorlardi. Ulu agaclar etrafi susluyor, uzaktan sehrin silueti gorunebiliyordu.

Pencere kenarindaki adam bunlari

muhtesem bir detayla anlatirken,

odanin diger ucunda yatan adam gozlerini kapar ve bu muhtesem manzarayi hayalinde canlandirirdi.

Sicak bir ogleden sonra,

pencerenin yanindaki adam gecmekte olan bir senlik alayini tarif etti. Diger adam bando seslerini duyamasa bile hayalinde canlandirabiliyordu, pencere kenarindaki adamin tasviriyle. <******>

Gunler ve haftalar gecti.

Bir sabah banyo yaptirmak icin su getiren gunduzcu hemsire pencere kenarinda yatan hastanin cansiz bedeniniyle karsilasti:

uykusunda, huzur icinde olmustu.

Huzunlendi, hastane gorevlilerini cesedi disari tasimalari icin cagirdi.

Uygun zaman gectigine kanaat getirir getirmez, diger hasta pencerenin Kenarindaki yataga tasinmasinin mumkun olup olamayacagini sordu. Hemsire Memnuniyetle istegini yerine getirdi, hastanin rahat oldugundan emin Olduktan sonra onu yalniz birakti.

Yavasca, duydugu aciya aldirmadan, <******>

bir dirsegine yaslanarak disaridaki

dunyaya bakmak uzere yatagindan dogruldu adam.

Sonunda, disariyi kendi

gozleriyle gorme zevkini yasayabilecekti.

Pencereden disari bakabilmek

icin yavasca donmeye zorladi kendisini.

Pencere, bos bir duvara bakiyordu. <******>

Adam hemsireye, vefat eden oda arkadasinin pencerenin disinda gorunen Harika seylerden bahsetmesine sebep olan seyin ne olabilecegini sordu.

Hemsirenin cevabi, olen adamin kor oldugu ve pencerenin onundeki duvari gormedigiydi.

"Sanirim seni cesaretlendirmek istedi" dedi.

 

Epilog: Diger insanlari mutlu etmek

ok buyuk mutluluk getirir,

Kendi durumunuz ne olursa olsun. <******>

Paylasilan dertler yarisi kadar uzuntu verir, paylasilan mutluluklar ise İki kati artar.

Kendinizi zengin hissetmek istiyorsaniz,

 

sahip oldugunuz ve

paranin satin alamayacagi her seyi paylasin.

 

Bu gun bize bir hediyedir. <******>

Bu yazinin kaynagi bilinmiyor,

 

 

Bir Hint Hikayesi Çatlak Kova

 

Bir Hint Hikayesi

Çatlak Kova

Hindistan’da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kova ile su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova, her seferinde, ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova, içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum, iki yıl boyunca, her gün böyle devam etmiş. Sucu, her seferinde patronunun evine sadece 1,5 kova su götürebilirmiş. Sağlam kova, başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova, görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş. İki yılın sonunda, bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş:

-Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum.

-Neden? diye sormuş sucu. Niye utanç duyuyorsun?

Kova cevap vermiş:

-Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için, taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim kusurumdan dolayı, bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun.

Sucu şöyle cevap vermiş:

-Patronun evine dönerken, yolun kenarındaki çiçekleri farketmeni istiyorum.

Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova, patikanın bir yanındaki yabani çiçekleri ısıtan güneşi görmüş. Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş. Sucu kovaya sormuş: 

-Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını farkettin mi? Bunun sebebi, benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun senin bulunduğun tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün  ırmaktan dönerken, sen onları suladın. İki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp, onlarla patronumun sofrasını süsleyebildim. Sen böyle olmasaydın, O, evinde, bu güzellikleri yaşayamayacaktı.

 

Yorum yaz!

2008-06-08 21:03:43 - s.a

Yazan: vuslat
s.a aslan abi siten süper ya beni hatırlamışsındır link öğretmeye çalıştığın amna öğretirken baya seni uğraştıran taleben vuslat.. sevgi ve saygılarımla
Bağlantı




<- ÖNCEKİ SAYFA :: SONRAKİ SAYFA ->

Hakkımda

islami bilgiler

KONU BAŞLIKLARI

Arkadaşlarım
aysberg
konyali
hulos
bayansanem
ensarlar
tekke
fuadyusufoglu
dusbahcesi
kalbinur
ayvalikli
subat75
bizimada
hayber
resulevuslat
filiz70
mnelam
nilislam
kuldan
islamimedya
1sessizgemi3
asligonca
azadgulu
nurnurani
kitabooku
93busra
bennur76
ahsenyar
islamtv
hisari
gulsenem
ekim2001
yanlizkalplersokagi
yaaresulallah

EYSEVGİLİYE (sav) gurubuna katıl sende paylaş resim yazı ses dosyası
E-posta: